Showing posts with label Sosyal hayat. Show all posts
Showing posts with label Sosyal hayat. Show all posts

Monday, February 21, 2011

Kücük sürprizler


Hayatimizdaki kücük sürprizler bizi bazen cok mutlu ediyor.
Gecen cuma aksami esimin bir arkadasi ile ve Haidhausen`da cok sevdigimiz fransiz restorani Rue des Halles`da yemek yedik. Sahibi Pierre Bey bizi cok güzel agirladi ve ev yapimi saraplari bize eslik ederken cok keyifli bir aksam gecirdik.
Hepimizin fransizca seviyeleri farkli, pratik yapalim dedik,konusurken hem güldük hem de eglendik.
Erol, zahmet edip bize Berlin`den cok zarif hediyeler getirmis.
Bir Alman gözünden anlatilan Istanbul karikatürleri olan bir kitap ,Cemilzade Fistik ezmesi ve degisik kakao oranli cukular :)


Sunday, December 5, 2010

Prensesin Uykusu-Schlaf der Prinzessin

Bugün Cagan  Irmak'in yeni filmi olan " Prenses'in uykusu" adli filme gittik. Münih'te cok fazla türk filmi oynamiyor, oynarsa da gitmeyecegim Recep Ivedik tarzi filmler oynuyor :))
Museum der Lichtspiele cok degisik 100 senelik bir sinema, ilk defa gittik, bizim cep sinemalarina benziyor. Sinemada sadece esim ve ben vardik, bize özel film gösterisi oldu yani.
Cok güzel bir filmdi. Cagan Irmak,gercekten de cok basarili projelere imza atiyor.Babam ve Oglum, Issiz Adam gibi dokunakli filmlerde üstüne yok. Esim öyle her filmi begenmez ve klise bulur, bu film gercekten masal gibiydi ve tabi hüzünlüydü. Sevinc Erbulak'i tiyatroda cok izlemistim ve cok begendigim bir oyuncudur. Filmde bazen Amelie`den aldigim tadi aldim,gercekten de kacirilmamasi gereken bir film.
 Sinema sonrasi arkadaslarimizla harika bir fransiz yemegi yedik, yeni bir kesif daha, Rue des Halles, ayri bir yazida yazacagim,resimleri aktarmam gerekiyor,fransizca konustum sahibiyle,cok hosuma gitti.

Thursday, June 17, 2010

Barcelona Salamanca Paella

Paella yemeden Ispanya'dan dönülmez degil mi ?? Salamanca limanda turistik degil, daha cok ispanyollarin gittigi bir restoran, Paella üzerine Crema catalana'da yedik tam oldu :)

Barcelona Buba Tapas

Barcelona tatilimizden döneli 10 gün oluyor nerdeyse ama bir türlü blogumla ilgilenemedim,islerim cok yogun,bir yandan fundacim burdaydi ailesiyle,Münih'i tekrar kesfettik vallahi,yazacak o kadar cok sey ve aktaracagim bir sürü resim,neyse sirayla artik,ekte Barcelona`dan harika lezzetler,tapaslar gene harikaydi,ilk aksam her seferinde gittigimiz ciutad comtat'ta yedik,daha sonra Salamanca,sonra Buba ve son aksam da tailler de tapas'da,artik Barcelona'yi gercekten cok iyi biliyorum,kocacim inanmasa da :)) Elte Buba'dan lezzetler,butik bir tapasci diyebiliriz,afiyet olsun :)

Friday, March 12, 2010

Le nozze di Figaro,figaro,figaroooo :))



Bir süredir bloguma yazamadım,ee tabi ev hanımlığı sona erdi, ve yoğun iş temposuna alışmayla geçti son iki hafta,havalar hala soğuk maalesef.Geçen hafta sabah eksi 10 dereceyi görünce sinirlerim bozuldu, birde pazartesi olması da etkiledi tabi,neyse trene binip kahvemi elimde aldığımda rahatladım :)

Dün akşam ilk defa Münih Devlet Opera'sına gittik, Figaro'nun düğünü, biletlerimizi aylar önce almıştık,Münih değişik bir şehir, etkinliklere biletler çok çabuk tükeniyor,çok önce planlamak gerekiyor.Keyifli bir akşam geçirdik, ancak opera 4 perde'ydi ve 4 saate yakın sürünce sonlara doğru biraz sıkıldık,ama gene de çok hoştu, özellikle opera salonunun mimarisi çok şık ve güzeldi.

Yaşasın haftasonu diyorum, bu arada geçen hafta ilk misafirimizi ağırladık evimizde, 10 çeşit meze,türk yemekleri, güzel bir rakı sofrası kurduk, eşimin arkadaşı Erol misafirimizdi, sanırım oldukça memnun kaldı, kocacığımda yardım etti sağolsun mezelere pek meraklı :)
Haftasonu bebek sevmeye gidicez, yaşasın :)

Sunday, February 1, 2009

Yin Yang

Günler az da olsa uzamaya başladı,nedense 21 Aralık'ta en uzun gece yaşandıktan sonra benim için uzun yaz günlerine geri sayım başlıyor.Geçen hafta miskinliğimi üzerimden atmaya başladım biraz da olsa, spora hala başlayamadım ama,tembelim tembel :) Perşembe günü Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" adlı oyununa gittik, çok başarılı bir oyundu,son zamanlarda devlet tiyatrolarında iyi oyunlar oynanmıyor bence, ve tiyatrolar saçma sahnelerde , Harbiye'yi de yıktılar, acaba ne yapacaklar yerine ? Cuma akşamı da fundis'ler geldi, Koşuyolu'nda "trattoria di rozario" diye bir italyan lokantasına gittik,deniz ürünlü spagetti ( her zaman favorim ) ve güzel şarap eşliğinde keyifli bir akşam geçirdik.Dün gecede Böcek'le Viktor Levi'de güzel bir yemekten sonra klasik bir Babylon ( bence istanbul'un en havadar ve keyifli clublarından biri ) aksamına gittik, Oldies ve Goldies, her zamanki gibi harikaydı..Depeche Mode, The Cure, Madonna, A-Ha, Duran Duran, Snap, Cyndi Lauper, ABBA, Donna Summer, James Brown, Nena, Culture Club, U2, Blondie, The Smiths, Frankie Goes To Hollywood, Michael Jackson gibi hiç eskimeyen isimler ve unutulmayan şarkılarla çok güzel bir gece geçirdik..bugünde Pazar ama gene evde durmayacağım, babaannemi göremedim uzun zamandır, gidip öpeyim yanaklarından, yarın akşam Peto'yla Kenter tiyatrosundayız, enerjim sonsuz :)),umarım böyle devam eder...